Aykan Suranaeva*

 

 

Giriş          

  1. “Tek Kuşak Tek Yol” Çerçevesinde Devletler Arasında İlişkiler

1.1. Rusya ve Çin Arasındaki İlişkiler

1.2. Kırgızistan ve Rusya Arasındaki İlişkiler

1.3. Kırgızistan ve Çin Arasındaki İlişkiler

  1. “Tek Kuşak Tek Yol” Girişiminin Kırgızistan’a Etkileri

2.1. Ekonomik Boyutu

2.2. Siyasal Boyut

2.3. Kültürel Boyut

2.4. Çevresel Boyut

Sonuç

 

Giriş:

“Tek Kuşak Tek Yol” ( “One Belt One Road ”- OBOR), Çin ile Avrupa arasındaki güzergâhlar boyunca yer alan ülkeleri bir araya getirme hedefine sahiptir ve Eylül 2013'te Xi Jinping tarafından önerilmiştir. Projenin kısa, orta ve uzun vadede birçok ülkeyi ciddi anlamda etkileyeceği ve Çin’in küresel etkisini arttıracağı tahmin edilmektedir. Bu Çin girişimi 100'den fazla yol, demiryolları, boru hatları, endüstri parkları ve özel ekonomik bölgeler de dâhil olmak üzere Çin'in Orta Asya ve Rusya üzerinden Batı Avrupa ile bağlantısını geliştirecek büyük ölçekli altyapı projesidir. Farklı statülerde ve farklı imzalı belgelerde “Tek Kuşak Tek Yol” ortaklarının sayısı 126 eyaletinde belirlendi ve artmaya devam etmektedir (Kosırev, 2019). Beş Orta Asya ülkesi - Kazakistan, Kırgızistan, Tacikistan, Türkmenistan ve Özbekistan - projenin önemli bir coğrafi odağıdır. 2013'te Çin’in “Tek Kuşak Tek Yol” girişimi yoğun bir şekilde uluslararası toplumun dikkatini çekti. Çin hükümeti sürekli olarak dünya ülkeleri etkin bir şekilde işbirliği yapmaya ve el ele çalışmaya davet etmektedir. Orta Asya ülkeleri için OBOR’a katılması gelişme olanağı için uygun bir fikirdir. Avrasya anlayışı bakımından Çin Kırgızistan’ı Rusya’dan bağımsızlaştırmaya çalışmakta. Kırgızistan'ın dış borcunun %50'sini zaten Çin'e ait olmaktadır (Ulukbek uulu, 2018). Kırgızistan'ın sahip olduğu en önemli kaynaklardan biri olan su Kazakistan ve Özbekistan gibi büyük enerji kaynaklara sahip ülkelere gitmektedir. Son 10 yılda, Çin'in Kırgızistan'a yaptığı yatırımın öncelikli alanları altyapı ve enerji sektörleri olmuştur. En önemli projelerden biri de Bişkek Elektrik Santrali'nin yaklaşık 390 milyon ABD dolar değerinde yeniden inşa edilmiştir.

Bu bağlamda makalenin amacı, Çin'in "Kuşak Yol" siyasetinin Rusya’nın Avrasyacılık yaklaşımı bakımında Rusya-Kırgızistan ilişkilerini nasıl etkileyebileceğini belirlemektir. Böylece, çalışmada bugünkü Kırgız-Rus ilişkilerin niteliğini göz önünde bulundurarak Çin’in “Tek Kuşak Tek Yol” girişimiyle Kırgızistan'a önemli avantaj verdiği için, Pekin yönetimi Moskova karşısında Bişkek için önemli alternatif olanaklar sağladığı iddia edilmektedir.

 İşbu çalışmada Çin'in “Kuşak Yol” Girişiminin amaçları, faaliyetleri ve avantajları, bugünkü Rusya ve Çin arasında, Rusya ve Kırgızistan arasında ilişkileri ve “Tek Kuşak Tek Yol” girişimi çerçevesinde Çin ve Kırgızistan arasında ilişkiler ele alınacaktır.

  1. “Tek Kuşak Tek Yol” Çerçevesinde Devletler Arasında İlişkiler

Öncelikle, bu çalışmanın ana aktörlerini ve Çin Halk Cumhuriyeti'nin Avrasya topraklarında etkisini anlamak önemlidir. Böylece aşağıda üç ülke arasındaki ilişkiler incelenmektedir.

1.1. Rusya ve Çin Arasındaki İlişkiler

1991'den bu yana, iki devlet arasındaki ilişkiler iyi komşuluk esasına ve 1996 yılından itibaren stratejik ortaklığına geçtiği görünmektedir. 16 Temmuz 2001 Çin Devlet Başkanı Jiang Zemin'in inisiyatifiyle iyi komşuluk, dostluk ve işbirliği anlaşması imzalandı. SSCB'nin dağılmasından sonra, Rusya ve Çin arasındaki ilişkilerin yeni bir dönemi başlamıştır. 2012 yılında Çin, toplam Rus dış ticaret cirosunun %10,1'ini oluşturdu. Rusya'nın Çin'in dış ticaretindeki payı ise Çin'in ticaretinin %2,3'üydü (Barkova, Volkova, 2013). Ukrayna'daki olaylar nedeniyle ve bu kriz öncesinde bile, Vladimir Putin, Rusya Federasyonu'nun dış politikası "doğuya dönüş" öncelikli olduğunu ilan etmiştir. Aynı zamanda, Batı'nın Rusya'ya karşı yaptırımları, Rusya ve Çin arasındaki ticaret hacmi büyümesi, işbirliğinin genişlemesi ve Rus-Çin ulaşım altyapısının inşasını teşvik etmektedir. Şanghay İşbirliği Örgütü, BRICS (Brezilya, Rusya, Hindistan, Çin ve Güney Afrika Cumhuriyeti) gibi uluslararası örgütlerin bu ülkelerin üyeliği yanında Çin de Rusya için önemli olmaya devam eden Avrasya alanı olduğu gerçeğini belirtmeliyiz.

1.2. Kırgızistan ve Rusya Arasındaki İlişkiler

Kırgızistan ve Rusya çok uzak zamandan beri birbiriyle yakın ilişki içerisindedirler. 19. Yüzyılın ikinci yarısından itibaren Kırgızistan Çarlık Rusya’nın kontrolü altına girmiştir. 1922’den itibaren ve 1991’e kadar Kırgızistan SSCB’nin üyesi olup ortak bir devlet bünyesinde yaşamaktaydı. SSCB'nin dağılmasından sonra Rusya ve eski Sovyet cumhuriyetleri, özellikle Avrasya kıtasında bulunan devletleri önemli stratejik müttefikler olarak ilişkileri sürdürmektedir. 

Kırgızistan ve Rusya arasındaki ilişkilerin önemli bir bileşeni ise askeri ve askeri-teknik işbirliğidir. Kırgızistan topraklarında birleşik bir Rus askeri üssü bulunmaktadır. Bu askeri üs yapısı 4 nesneden oluşmakta: Kant'ta bulunan KGAÖ askeri havaalanı, Isık Göl’de bulunan denizdeki deneme tesisleri, Çaldovar köyünde bulunan iletişim merkezi ve Mailuu-Suu şehrindeki tesisler[1].

Rus-Kırgız Kalkınma Fonu, Kırgız Cumhuriyeti'nin Avrasya Ekonomik Birliğine entegrasyon sürecinin en önemli aracı olmaktadır. Rusya-Kırgız kalkınma Fonu'nun amacı, Kırgızistan ve Rusya arasındaki ekonomik işbirliğini teşvik etmek, Kırgız ekonomisinin modernizasyonu ve geliştirilmesi, tarafların Avrasya ekonomik entegrasyonuna katılımından kaynaklanan fırsatların etkin bir şekilde kullanılmasıdır. Aynı zamanda Kırgızistan Rusya ile Şanghay İşbirliği Örgütü, Bağımsız Devletler Topluluğu, Avrasya Ekonomik Birliği gibi uluslararası örgütlerde üye olup çok taraflı işbirliği geliştirmektedir. Rusya'nın Bişkek'e ekonomik yardımı büyük ölçüde jeopolitik faktöründen kaynaklanmaktadır. 2018 yılında Rusya ve Kırgızistan'ın ticaret hacmi 1,6 milyar dolar olmaktadır. 2018 yılında Kırgız Cumhuriyeti Rusya’ya 314 milyon dolarlık ürün sattı ve ondan 1 milyar 635 milyonluk satın aldı. Rusya'da en az yarım milyon Kırgızistan vatandaşları çalışıyor, bu yüzden Rusya’daki Kırgızistan vatandaşlarına sağlanan kolaylıklar çok önemlidir[2].

Kırgızistan’ın ekonomik istikrarına ulaşması için önemli bir faktör ise göçmenlerin para transferleridir. 2005'ten bu yana, Kırgız Cumhuriyetinde yaklaşık 22 milyar dolar, bu miktarın %90’dan fazlası Rusya'dan transfer oldu. Kırgızistan'ın Rusya'ya olan toplam borcu 489 milyon dolardı, ancak 2012'den bu yana aşamalı olarak silinmiş bulunmaktadır. Ayrıca, Rusya Federasyonu düzenli olarak Kırgızistan’ın bütçesini desteklemek için on milyonlarca dolarlık hibeler sağlamaktadır[3].

1.3. Kırgızistan ve Çin Arasındaki İlişkiler

1990'ların başında, Kırgızistan diğer eski Sovyet cumhuriyetleri ile olan ekonomik bağlantılarının çoğunu kaybetti. Bağımsızlığın ilk yıllarında bu zorluğu aşmak için ülke yeni bir yol buldu ve ilk olarak, Çin, Rusya ve Kazakistan arasındaki ticaret için bir geçiş nokta haline dondu. İkincisi, Kırgızistan'ın 1998 yılında Dünya Ticaret Örgütü'ne ve Çin'in 2001'de kurulan ŞİÖ katılımı ile iki ülke arasında iktisadi işbirliği kolaylaştırılmıştır (Ulukbek uulu, 2018). Bununla birlikte, Kırgızistan bu olanağı kaybetmiştir ve Avrasya Ekonomik Birliğine katıldıktan sonra yeniden ihracat kapasitesi sınırlandırılmıştır ve sıkı ticaret kurallarını kabul etmiştir. 

Çin ise Kırgızistan'a pazarının küçük olması ve coğrafi konumu nedeniyle fazla ilgi duymamaktadır. Bununla birlikte, Çin için Kırgızistan’ın jeopolitik önemi Pekin tarafından teşvik edilen ekonomik ve altyapı projelerine yansıtılmıştır. Çinli şirketler Kırgızistan'daki ana yolların inşasına katılıyor: Çin tarafından sağlanan 389 milyon dolarlık Datka Kemin elektrik iletim hattının inşası 2015 yılında tamamlanmıştır. Proje kapsamında Çin, Kırgızistan'a yol yapımında ve Bişkek Elektrik Santrali gibi diğer projelerin uygulanmasında mali ve teknik desteği sağlamaktadır. Bugüne kadar, Kırgızistan'ın Çin'e olan ulusal borcu yaklaşık 1 milyar 701,46 milyon dolar oluşturmaktadır[4].

  1. “Tek Kuşak Tek Yol” Girişiminin Kırgızistan’a Etkileri

Bugünkü iki ülke arasındaki ilişkiler Kırgızistan ve Çin'in çıkarları bakımından ekonomik, politik, kültürel ve çevresel gibi dört boyuta ayırabiliriz.

2.1. Ekonomik Boyutu

Kırgızistan'ın Çin'in OBOR'undaki öncelikli çıkarları, komşu ülke olarak, altyapısını, lojistiğini, üretim kapasitesini ve genel ekonomisini güçlendirmek, böylece küresel ekonominin trendine katılabilmektir. Daha somut olarak, altyapı gelişimi açısından Kırgızistan, diğer gelişmiş ülkelerle ticaretini engelleyen ülkenin coğrafi izolasyonundan kaçınmak istiyor. Ticaret ilişkileri ile ilgili olarak, güçlü bir ekonomiye sahip olan Çin, uzun zamandan beri Kırgızistan pazar yörüngesine almaktadır. Moskova'nın siyasi etkisi, Kırgızistan'daki Rus ekonomik hâkimiyeti sona erince, Çin Kırgızistan'a hem ithalatını hem de ihracatını yoğun bir şekilde artırdı. Şu anda 'sıkıntılı' borç ilişkileri altında olduğu düşünülse de, Kırgızistan savunmasız kalmaya devam etmektedir. Bu bağlamda, Kırgızistan'ın ulusal çıkarları, gelecek aşırı borç durumu nedeniyle tehlike altında kalmayı devam etmekte.

2.2. Siyasal Boyut

Siyasi boyut Kırgızistan'ın diğer üç ulusal çıkarını içermektedir: ulus oluşturma, devlet kapasitesi ve demokratikleşme. Bu alan, Kırgızistan'ın üç konuyu üstlenmesi gerektiğini vurgulamaktadır. Ulus inşası, 2010'daki Oş olayları nedeniyle çok etnik gruptan oluşan kompozisyonu ile hala bütünleşmiş bir topluma ulaşamadığını ima etmektedir. Aynı şekilde devlet kapasitesi, Kırgızistan'daki sivil toplumun yanı sıra siyasi seçkinler arasındaki etkileşimi da büyük endişe kaynağıdır. Demokratikleşme süreci hem siyasi seçkinlere hem de Kırgızistan'ın uzmanlarına göre ulusal bir çıkardır. Bu doğrultuda, siyasi boyut iki devlet arasındaki ilişkiler Kırgız Cumhuriyeti'nin siyasi istikrarı, dış politikası, devlet kapasitesi ulus oluşturma, demokratikleşme ve güvenlik çıkarlarına nasıl karşılık verebileceğini incelemektedir.

2.3. Kültürel Boyut

Kültürel boyut açısından, Kırgız toplumu Çin'in “kültürel genişlemesi”ni olumsuz görmektedir. Çinli göçmenlerin tedrici çoğalma potansiyeli, Kırgızistan'daki Çin yatırımlarının devam etmesinin en önemli riski olarak görülmektedir. Bu, Tebian Electric Apparatus Şirketi'nde elektrik iletişim hatları inşa eden yerel ve Çinli işçiler arasındaki çatışmalara neden oldu.

Çin’in Konfüçyüs merkezleri, fakülteler, medya organları ve Çin mutfağı gibi yumuşak gücü ve diplomatik araçları son yıllarda Kırgızistan'da yoğun şekilde çoğalmaktadır. Buna ek olarak, ülkenin gençlerinin Çin’de eğitim görmesi onların görüşleri da etkilenmektedir. SSCB’nin mirası olarak Kırgızistan halkı Çin’e karşı endişeleri bulunmaktadır.

2.4. Çevresel Boyut

Çinli altın madenciliği şirketleri ile ilgili çevresel kaygılar Kırgızistan'ın yerel halkı endişelendirmektedir. Çinli yetkililer uluslararası alanda çevre işbirliğini sık sık tekrarlarsa da, OBOR'un çevre ve yeşil politikada resmi bir işbirliği hedefi olmaması hayal kırıklığı yaratmaktadır. Bu anlamda, Çin’in milyar dolarlık iktisadi stratejisi ülkenin çevresel durumu ile çeliştiği görünmektedir. Bu iddia Kırgızistan'da sık sık meydana gelen çevresel protestolarla doğrulandı. Örnek olarak, Kırgızistan'da gösteriler: 2011'de Narın protestoları, 2013'te Çon-Alay, 2015'te Talas ve 2018’de Alabukain - Çin altın madenciliği şirketlerine karşı yerel halk tarafından ekolojik hasarı önlemek için yapılmıştır. Bu nedenle, sıradan nüfusun, Çin’in herhangi bir teşebbüs eylemlerine karşı olumsuz tepki gösterme eğilimi görülebilir.

Sonuç

Yapılan analiz neticesinde Pekin'in büyük stratejisi altyapı geliştirme, sosyal refah, ekonomik büyüme ve bölgesel bağlantı alanlarında Kırgızistan'ın ulusal çıkarlarıyla büyük ölçüde uyumludur. Sonuçta, Kırgızistan ve Çin arasındaki ilişkiler şüphesiz Kırgızistan siyasetinde önemli bir rol oynarken, Çin için Kırgızistan, “Tek Kuşak Tek Yol” girişiminin uygulanmasının önemli bir parçası haline geldi.

Çin “Tek Kuşak Tek Yol” girişiminin Kırgızistan'a olan etkisinin yayılmasının incelenmesi sırasında, Çin hala Kırgızistan'ın gözünde önemli bir devlet olmaya devam ediyor ve iki ülke arasındaki ilişkilerin geliştirilmesi katkı sağıyor. Ancak Pekin'in Moskova'nın yerini tamamen değiştirmesine izin vermeyen birçok faktör hala vardır. Onların arasında asırlık bir tarihsel bağlantı, kültürel miras ve nüfusun Rusya'ya olan güven duygusu gibi birçok faktörler vardır. Kırgızistan'da Çin'in Sincan gibi kendi bölgelerine yönelik eylemleri kamuoyundan şüpheyle algılanmaktadır. Buna ek olarak, Kırgızistan nüfusunun Rusya'ya karşı görüşleri daha merhametli olması, Bişkek Moskova'dan aldığı kredilerin birçoğu silinirken, Çin "Tek Kuşak Tek Yol" çerçevesinde Kırgızistan da dahil olmak üzere diğer ülkelere verilen kredilerden elde edilen gelirlerinde bir artış beklemektedir.

 

 

Kaynakça:

 

BARKOVA, S., VOLKOVA, E., (2013), “Vneşnetorgovıye otnoşeniya Rossii so stranami-çlenami BRİCS” (Rusya'nın BRİCS üyesi ülkelerle dış ticaret ilişkileri), Problemı sovremennoy ekonomiki, Cilt 16, Sayı 8.